6 Ağustos 2011 Cumartesi

ROMA 2

VATİKAN GİRİŞİ



              
                   Neron döneminde İ.S 64 yılında öldürülen havarilerin lideri
Aziz Pietro'nun gömüldüğü yerde şimdi onun anısına yapılan
San Pietro kilisesi bulunuyor.İlginçtir,bir zamanlar Aziz Pietro
nun yakıldığı yer  şimdi  Katolik kilisesinin merkezi !
  İTALYA' nın içinde iki ayrı yönetim yapısı vardır.Bunlardan
biri SAN MARİNO ,diğeri de Katoliklerin merkezi VATİKAN

 VATİKAN ın kendine özel para birimi vardır.Kendi başına 
özerk olan,dünyanın en küçük ülkesidir.Hıristiyan Katolik
mezhebinin yönetim merkezi  San Pietro kilisesi'nin kubbesi
MİCHELANGELO  tarafından yapılmıştır.
    Bu kiliseye girenlerin örtünmesi isteniyor.Kapıdaki
asker, özel askeri dört bir yanda nöbet tutuyorlar.
   Burada yine gruptan kopup kilise içinde dua bölümüne
girdim.(Turistleri bu bölüme sokmuyorlar.Şakacıktan
dilsiz olup işaret diliyle dua edeceğimi bildirdim.
Sıra sıra oturup dua ediyorlar.Bende kendi duamı edip
çıktım.Duasını bitiren bir mum yakarak bırakıyordu.
  O kısmı atlayıp,Kilisenin diğer bölümlerini fotoladım.
VATİKAN NÖBETÇİ ASKERİ
 PS:Sonraki yazım Piazza Rotonda meydanı,Novano meydanı İspanyol merdivenleri





                          



5 Ağustos 2011 Cuma

ROMA

 






Melekler Kilisesi
İGOMENİTSA-BARİ arası deniz yolculuğumuz
ikili ranzalı odalarda 4 erli gruplarla oldu.Selanik' te
yorulmuş olmalıyız ki güzel bir uyku çekmişiz denizin
ninni gibi gelen dalga sesleriyle..


    Bari limanına inen otobüslerimize yeniden yerleştik.
Neyse hava henüz serin..Sahi bir şey daha anlatacağım.
Tur düzenleyicileri bir uygulama gereği otobüs yerleri-
mizin her yattığımız otel çıkışı arkaya doğru bir sıra 
kayarak eşitliğin sağlanacağı konusunda aydınlattı.
Kimsenin bu yüzden yerinden şikayetçi olmayacağını 
belirtti.Bu fikir hepimize uygun geldi.





PİSA KULESİ
Arkasında DUAMO Dİ PİSA


     Roma bildiğiniz gibi İtalya'nın Lazio bölgesinin
başkentidir.Efsaneye göre kentin tarihi İ.Ö.753
yıllarına dayanıyor.Dişi bir kurdun emzirdiği
Romulus ile Remus adlı ikizlerden Romulus kenti
kurar ve surların temellerini beyaz bir inek ile
beyaz bir öküzün çektiği sabanın tekerlek izleri
belirler.İkiz kardeşini alaya alan Remus ise bir
sıçrayışta sınırı aşar.Bunun üzerine Romulus
onu öldürür.


   ROMA   tersten okunduğunda da anlaşılacağı
gibi aşk için yaratılmış bir şehir( Amor latincede
aşk anlamına gelir)
   Roma birde içinde en çok elçilik ve konsolosluk
barındıran bir şehir olarak biliniyor.Bunu nedeni
VATİKAN ın yabancı elçilikleride burada görev
yapıyor.

3 Ağustos 2011 Çarşamba

Selanik 2




Bayılırım kalabalığın içinde kaybolmaya..Demiştim

Herkes en alttan yukarı çıkarken, ben en üst kattan
başladım.
A.Rıza bey Efkaf katibi olarak çalışmış.Zübeyde hanım
Selaniğin saygın ailelerinden birinin kızıymış.
Mustafa doğduğu yıllarda mahallenin adı Koca Kasım Paşa imiş.
Bu pembe evde, adres olarak Islahhane caddesi no:75 miş.
Şimdi caddenin adı Apostolou Pavlou caddesi evin no.su 17






Mutfak çok sevimli geldi bana.Sabit iki gözlü kuzine,karşıda ve sağda raflar var.Üzerinde bakır sahan,maşrapa,cezve.Aşağıda derin kazan ve ibrik-leğen ikilisi.raflarda dantelli,işlemeli beyaz örtüler.
Mutfaktan seçilmiş pirinç çatal kaşıklar ve bıçaklar camla kaplı özel dolaplarda gösterime sunulmuş.


10 arlı grupla gezi biraz ağır oldu.Ama deydi.Önce girdiğim için diğerlerini beklemek..Neyse 100 yaşındaki Nar ağacın gölgesinde  gezinin ilk kritiği aramızda
yapıldı.






Daha
Daha sonra İzmir'in Kordon boyuna benzeyen sahiline
indik.


Meşhur Dondurmacısından birer dondurma yedik.


Biliyorsunuz alfabeleri ve dilleri çok farklı bizi anlamaları zaman aldı. İçlerinden biri iletişim sağladı.

 



Şehrin içinde kısa bir tur sonrası Feribota binmek üzere Igoumenitsa' ya gittik.Direk Limanda bekleyen feribotlara 4 erli sıralar halinde ilerledik.Kamaralar 4 kişilikti.Gece boyunca uyuyarak feribot yolculuğunu atlattık. İtalya'nın Bari limanına indik./ 2 Temmuz



26 Temmuz 2011 Salı

Avrupa'da 20 günüm/

İşte yeniden aranızdayım.Güzel bir 20 günün
ardından. 30 Haziran-20 Temmuz arası güzel bir
kültür gezisi düzenledik dostlarımızla ..
Katılanların %60 eğitimci %20 Bankacı-maliyeci
%20 öğrenciydi..Ha sahi bir doktor ve iki hemşire
emeklisi de vardı.
İlk hareketimiz Ankara Yenimahalle Metro durağı
yanından oldu.Bolu dağlarını aşıp,İstanbul'u gece
geçip,sabah 7.00 sularında İPSALA gümrüğünden geçiş
yaptık./ 1 TEMMUZ
Hepimiz pür neşe, daha yüzümüzü yıkamadan pasaport
işlemleri için sıraya girdik,neyse yarım saati almadı.






..Bir süre sonra Selanik Konsolosluğu civarındayız.
saat 10.00 da açılacak giriş kapısı önünde bekliyoruz.
Hava ta sabahtan sıcak. Sıkı bir güvenlik duvarını
aştık.Giriş bahçe kapısından yapılıyor.Bizi 10 arlı
gruplarla içeri aldılar..Orada ilk esprili girişi
kendimizi sayarak yaptık .

Eskiden kiler olarak kullanılan
kata girdiğimde evde yaşanan yılları daha iyi hissedebilmek
için grubtan ayrılıp en üst kata çıktım.Merdiven kollarına
dokunduğumda küçük Mustafa'nın buralarda bıraktığı,sıcak
dokunuşları hissetmeye çalıştım.
Babasının ölümüne kadar geçirdiği kısa bir ömür dilimini
sevimli ve günün şartlarına göre iyi bir evde,şanslı bir
çocukluk dönemi olarak gördüm.
Bahçeye çıktığımda dallarında nar çiçeklerinin meyveye
dönüştüğü nar ağacının altında düşen kuru nar çiçeklerini
avucuma bir bir topladım.Grubumuzun öğrencilerine birer
birer dağıttım.Hepsi çok sevindiler.



PS;FOTOLAR GELİYOR EN KISA ZAMANDA..

25 Şubat 2011 Cuma

İNANMAK /İSTEMEK / KARARLILIK..

-- İnsan kendini kimlik duygusunu en iyi şekilde
yansıttığı alanda mutlu görür.Oluşturduğu alanda
arkadaşlık ve dostluk ilişkilerini geliştirmek
adına, gruplara ait olmak ister.

--Ortak bir amaç çerçevesinde, yeni arkadaşlar
bulup,yeni girişimlerde,proje geliştirme peşinde
koşturması, değişim-gelişim için yoğunlaşması için
sadece ve sadece gönülden İNANIP, istemesi gerekmektedir.

--İnsan doğası gereği kısıtlanmaktan pek hoşlanmaz
kendine belirlediği hedef için bir alan yaratmanın
telaşına düşer.Genelde o alanda güç savaşına hazır
başka bireyler olduğunu gördüğünde duraksar iç sesine
kulak verir kendini dinler.

--Yenilenmede ve gelişimde kendine bir hedef seçer.
Neyi, nereye kadar, kiminle götürebileceği konusunda
kendini sorgular.Aslında bu kendi açısından doğru
bir şeydir.İçine dönüp sıkça soru sorduğunda onu
yolunda hiç bir şeyin dağıtamayacağını görür.

--Bir şeyi istemekle başlayan düşünceler eyleme
dönüştüğünde aldığı haz hiçte küçümsenecek gibi
değildir.ÖNEMLİ olan;

*Dikkat edilmesi gereken şey en başından güvenilir
adımlar atmak,

*Verdiği emeğe değecek etkinliklerde,iletişimlerde
bulunmak,

*Bu çabanın sonuca ulaşma konusunda kolay olmadığının
bilincinde olmak,

*Bazen risk gerektiren etkinlik ve ilişkilerde
atak olma anının belirlenmesini iyi yapmak,

*Bütünün bir parçası olma konusunda özveride bu-
lunulması gerektiğini bilmek,

*Uzanan dost ellere bir adım da kendi atarak
oluşan pozitif enerjiyi duyumsamak,

*Sosyal yaşamda bütünleşme adına; sevgi,şefkat
ve merhamet duygularıyla insanları kucaklamak

*Hedef seçiminde yaklaşımının fazlaca ütopik ve
hayalci olmaması,

*Mantıklı bir şekilde düşünerek, konu üzerine odaklanıp
kararlı olmak,

*Enerjisini doğru kimliklerle doğru şekilde harcama
konusunda beynine değişimin hatlarını iyi oturtmak,

Amaçlarında KARARLI olmak,bilinçli hareket etmek için
öncelekle İSTEMEK, İSTEMEK,İSTEMEK gerekir.

CWRM*

30 Kasım 2010 Salı

MİNÖR SANCILAR

Hayatın telaşıdır.
İçindeki yangın.


Ahşap bir çalgının kefenidir.
Yüzün aynada.


Yansır yıkıntılarına,
Acının hayali.


Aşkın minör sancıları gibi,
Sararır gece ve an.


Kırar hüznü rüzgar,
Kırar hüznü erguvan.



ZAMAN VE MASKE
Tozan ALKAN

25 Kasım 2010 Perşembe

YAŞAM ÇARKININ İNCİ DİŞLERİ

Çalışma hayatımızla ilgili konularda, hırslı olmamız güzel ancak, bunun yanında bizi rahatsız eden durumları günü,gününe kritik edip,deneyimlerimizden yaralanarak yeniden değerlendirirsek ortamımızın uyumlu olmasını sağlarız.Bunun bize getirisi huzurlu bir iş yaşamı olur,zevk alarak çalışırız.

Grup çalışmalarımız,ortak proje çalışmalarımızda baskın kimliklere karşı ılımlı(patron,müdür,şef,proje yönetici..) ama değerlerimize, düşünce çizgimize sahip çıkarak içimizdeki güce güvenerek, hareket etmeliyiz.Kendi mucizemizi kendimiz yaratabiliriz.

.Çalışma ortamında her bireyin(hangi konumda olursak olalım) kendi çapında ki uyumla işini yapması o iş yerinin verimli olmasını sağlar.

Kimbilir; yaşam kaygılarımız maddi durumlarımızla da ilgili olabilir..

Kimbilir;özel ilişkilerimizle,özlemlerimizle,ayrılık acımızla ilgili olabilir..

Kimbilir;Ertelediğimiz ama gerçekleştirmek istediğimiz arkadaş,akraba ziyaretleri,hastalarımıza verebileceklerimiz "yanındayım "mesajı olabilir..

Kimbilir;Engelli yaşamların yanında onunla birlikte yaşamı göğüslemeye çalışıyor olunabilir

Ne yapalım işte yaşam kocaman bir dişli,her birini yerli yerine oturtamazsak,işimizi çıkmaza,açmaza sokmak çok da zor değildir.

Güne şu meşhur dua ile başlayalım.Bana başarabileceklerim için GÜÇ,Yapamadıklarım,beklentilerim için SABIR,Tüm bunların ayırdına varabilmek içi AKIL
ver tanrım..

EVET İYİ Kİ YAŞIYORUZ,YAŞAM GÜZEL,YAŞAMAK GÜZEL..