26 Kasım 2011 Cumartesi

GÖLGEMİZ VE BİZ


Gölgelerimizden öğreniriz
Hayatın bizi köşeye sıkıştırdığı ve zorladığı anlarda 
gölgelerimizle karşılaşırız. Işık varsa, gölge de vardır. Kendimizden ne kadar eminsek, gölgemiz de o kadar karanlık olur. Gölge, bizde eksik olan, tamamlanmak ve anlaşılmak isteyen yanlarımızdır. Küçük yaşlardan itibaren, doğal olarak farkında bile olmadan kendimizi kendimize tanımlarız. Çevremizin etkisi, aile hayatımız, kardeşlerimiz, tüm yakınlar kendi kendimizi tanımlamamıza aracı olurlar.Kuşkusuz kendimizde bulduğumuz ve rahatlıkla kullandığımız yönleri öne çıkarırken, bu özelliklerin tersi gibi görülen yönleri, aslında yönlerimizi adeta kötü bir düşman, bir zayıflık ve gölge gibi düşünürüz. Ancak ne zaman kendi varsayımlarımızın ve kişiliğimizin etkisiz olduğunu görürüz, bu zor zamanlarda bocalasak da, aslında gölgelerimizden çok şey öğrenebileceğimizi farkederiz. Kendimize düşman bellediklerimizi kabul ettiğimiz ve anlayabildiğimiz ölçüde olgunlaşırız
.(alıntı)



ps;  gölgemizden korkmadığımız günler diliyorum .

21 Kasım 2011 Pazartesi

HER ŞEYDEN BİRAZ KALIR





‎"Herşeyden biraz kalır" diyordu hayat.
Kavanozda biraz kahve,
Kutuda bir kaç sigara, insanda biraz acı.

Turgut Uyar

17 Kasım 2011 Perşembe

PARİS -EURO DİSNEYLAND


PARİS in güzelliklerinden biraz daha geçmek
istedim.EURO DİSNEY, Avrupa'nın en büyük eğlence merkezlerinden biri olduğunu biliyorsunuz.Bu kısma 
Frontierland deniliyor Maden trenine binip,köprülerden 
geçerek Karayip Korsanlarını izleyebiliyorsunuz.Korku tünelleri,film gösterileri, canlı şovlar Disney karakterleri 
gezimize renk kattı.Eğlence ve kahkahanın doruklarını yaşadık.Tüm atraksiyonlar giriş ücretinin
içinde


Arc de Triomphe(Zafer Takı)
1.Dünya savaşında yaşamını yitirmiş askerlerin anısına yapılmış




Eğlence merkezinde toplam 50 restaruant,çok sayıda 
sinema bulunmakta.Tüm gün eğlenen turistleri gece 
23.00 te kapanış için hazırlanan  görsel canlı şovlarla 
oluşturulmuş veda töreni ile uğurluyorlar.Yapılan 
tören adeta peri masalları gösterisi tadında gerçekleşiyor.
Her yaşta insanı yüreğinden kavrıyor.
Görülen geçit töreninde müthiş , özenli çalışma 
olduğunu gözlemliyorsunuz.

Sacre Coeur(Kutsal Kalp)
Paris' in Montmarte tepesinde bulunan Kutsanmış
kalp kilisesi nin yapımına 1875 te başlanmış,1914
yılında tamamlanmıştır.Mimari yapısıyla camiye çok benzemektedir.Mimarının müslüman olduğu söylenir.
Kare şeklindeki çanı tam 18 ton ağırlığında imiş.
içi harika tablolar ve vitraylarla donatılmış.
ressamlar tepesi ile arası yaklaşık 500-800 m. kadar 

Bazilikanın inşaasına önce fransız mimar Paul Abaide
başlamış,1884 de o ölünce sırasıyla Pierre Gerome,Honore
Damuet,Charles Laisne,Henri Pierre ve son olarak ta
Lucien Magne mimar olarak getirilmişler.




Euro Disney den bir başka eğlence yeri.

Bu bölüm daha çok ufak yaştakilerin eğlenebileceği
çok renkli ve sevimli oyuncak karakterlerinin ve dünyadaki
tüm kültürlerin  bebekleri ve yerel kostümleri ile donatılmış
büyüklerin bile ilgisini rahatlıkla çekiyor.











11 Ekim 2011 Salı

E İ F F E L K U L E S İ ' inden Kuşbakışı PARİS 2

Yüksekliği 320 m (1050 fit) olan kule,
adını tasarımcısı Gustave Eiffel' den 
almış. 1930 lu yıllara dek Paris'in en 
yüksek yapısı imiş.Yukarıdan bakıldığında 
önemli tarihi yapılar ve alanlar plan 
olarak net görülebiliyor.Kuleye çıkış 
2 ayrı asansör sistemiyle yapılıyor.
İlk görüntüler Ara duruşta kafelerin 
olduğu yerdendi.






Daha sonrakiler ise en üst seviyeden 
aldım.İnanın seçip koymakta zorlandım.







  
Kule gezisinden sonra  Camp-Elysées 
bulvarı,Luksor Dikili taşı,Concorde 
Meydanı,Charles De Gaulle Meydanı 
ve bitimine doğru da Arc De Triomphe 
yani Zafer Takını gezdik,gördük.

Sen nehri turu arasında Orsay Müzesi 
ve Moulen Rouje görüldü.









Şehir turunu Akşam üzeri Sacre Couer
 (kutsanmış kalp) görmeye şehrin en 
yüksek yerleşim noktası Montmarte 
tepesine çıktık.


Daha sonra kilise çıkışında 500 m.
aşağıda Ressamların alanda halka
açık çizimlerini sergilediği Ressamlar
Meydanını gezdik.Burada o şehirde
yaşayan tüm resim sevdalarının
yaptıkları resimleri için satış alanı 
oluşturulmuş.Sanatçı eselerini yüzyüze
konuşarak satabiliyor.





17 Eylül 2011 Cumartesi

PERİ' nin Yaşam Yolu

Sabah saat9.50 yi gösteriyordu ..Eline kocaman bardakta neskafesini aldı.PC nin başına geçti.Güzel bir hafta sonu diye geçirdi içinden.Ama dışarıda çirkin bir rüzgar vardı.Yağmur öncesi bulutları toplama çabasıyla hırçın,hırçın savuruyordu kurumuş sarı yaprakları
"Euryhmics'in Sewett Dreams'ı tüm enerji saçan melodisiyle içini kıpır,kıpır etti her nedense."Tabii ya" dedi kendi kendine. Gördüğü rüyaydı, bunun sebebi. İçi kıpır kıpırdı.Böyle hissetmesi normaldi..

Kendini dinledi elindeki kahvesini yudumlarken "yenilenme zamanı" diye düşündü."kendimi geliştirme adına ideallerimi bir bir gözden geçirmeliyim, yaşam amacıma,inancıma paralel hedeflerimi belirlemeliyim" dedi.


Yalnız, genç kadın kendini iyi tanıyordu, yeniliklere kolay kucak açmayan, bir yapısı olduğunun farkındaydı. "Bir şekilde hayatımı kurmam gerekiyor" diye düşündü. George Baker Selection'ın Little Green Bag'ı çalındı kulağına..


" Hedefim, inandığım şeylerle ters düşmemeli" diye geçirdi içinden". Bu yolda önüme çıkan zorlu olaylar,yanlış insan için KADER deyip kendime ket vurmamalıyım" dedi.

Ailesinin maddi durumu geldi aklına.Onunla birlikte sanki onlarda okuyordu.Evet artık kararlıydı.Ne şımarmalı,nede çevre yargıları onu yıldırmalıydı.Farklı fikirlere aldırmadan,iç bütünlüğünü bozmadan yolunda ilerlemeliydi.


"Geleceğim büyük gücün izninle, benim elimde" diye düşündü .."El Mariah by Desperado yu "dinlerken.. derin bir iç çekti.İçeriden köpeği Mars ın sesi geliyordu.Belli ki ihtiyaç giderme vakti gelmişti.Dışarı çıkmaları gerekiyordu

Üzerine bir şey geçirip dışarı yönlendiler.

15 Eylül 2011 Perşembe

CANNES-MONTE CARLO-NİCE

        


  Nice; tarihi sokak kafeleri,lüks butikleri
ve açık hava pazarları ve Cote d'Azur
sahil şeridiyle tanınıyor.Chagall,Matisse
müzeleriyle ve Temmuz aylarında yapılan
Caz Festivalleriyle 15 sanat galerisi ve
müzesi izlenesi şeyler.






  


  Nerede kalmıştık ? İtalya' dan çıkış
yapmamız akşamı buldu.gece yolculuğu
bittiğinde kendimizi Cannes'in plaj kıyı
sında bulduk.Bilseniz ne iyi geldi deniz
güneş kum..kendimi akdeniz sahillerimizde
sandım.Nice'le arası yaklaşık 20 dk.
  Duşlarımızı alıp Monte Carlo' ya gittik
Burası Monako' nun  dört mahallesinden
biri(quartier).Nice'nin hemen kuzeydoğusu
Fransız Rivierası boyunca uzanan Alplerin
eteğinde yer alıyor.1861 yılında açılan 
kumarhanelerin çevresi yerleşime açılmış 5
yıl sonra da Monte Carlo adını almış.
 Ünlü formula 1 yarışları buradaki sokak-
larda yapılıyor..

13 Eylül 2011 Salı

SATRANÇ/YAŞAM

   


Kale yi sattım..filler isyanda...vezirim intihar etti..


Bu arada at ları da özgür bıraktım..


Piyon lardan zaten uzak durdum yaşamımda.


Şimdi Şah  Olduğunu düşünen varsa buyursun


hamlede bulunsun...



  Ne o şimdi kalkıp hadi oynayalım demenizi
beklemiyorum doğal olarak..
Çok keyifli zeka gerektiren bir oyun olduğunu
biliyorsunuz.
  Oyunun amacı ; şah-mat yolculuğu..
kuralları..hamleleri..sonuçları..tıpkı yaşam
gibi..
  Yaşamda bir oyun gibi algılanmalı,haz 
almalı,yenilsek de centilmenliği elden 
bırakmamalı.Yaşama gülümsemeli..
  Hatta ara sıra  hınzırca şakalar da yapmalı..;)