6 Aralık 2011 Salı

GÜNAHLARIN GÖTÜRDÜĞÜ PİŞMANLIKLAR






gökyüzünü çekip içime,saatlerce durabilirim...
burada-orada- senin kokuna sahip heryerde...
bir sessizlik ardından gelen ani sensizlik...
göğe bakıp dilendiğim geceler...
özlemenin yanak kızartıcılığında
dönememenin pişmanlığı...
kulak memesindeki diş izlerinde saklıydı günahlar
rengi karışmış bir çarşaf,
belli üzerinde ilk defa uyunmayacak...
bir erkeğin gözyaşlarını rujuyla imzalayan bir kadın..
penceremdeki sardunyanın kokusu hala burnumda
perdeyi aralasam ulaşabilecek gibi yakın
oysa geçmiş kadar ne kadar uzakta...
ömre değip geçen insanlar gibi.
kiminin pişmanlığıyım ben
kimi pişmanlığım tüm cesaretsizliğimle.
yinede içinde bir sen,
iyiki ordaymışsın
iyiki yanımdaymışsın..
bir mavinin içine saklanmış,
bisikletimin sepetindeki cüce...
severdik
mutlu olurduk...
belki uçurtmaları sayabilirdik
zaman yetmedi bize..
yeni bir çarşaf serdi otel görevlisi tüm hızıyla
gitme vaktinin habercisiydi...
gittik bizde..kimse görmeden!
bir kuzgunun kanadındaki
lacivert tüyde saklı artık
tüm günahlar ve sevaplar
belki günün birinde düşerde boşluğa
tutar onu mavi bir uçurtma
kimbilir...
günahlarda saklıydı tüm pişmanlıklar
sevaplara yaklaşmak için miydi bunca söylediğimiz yalan.
ps;bu şiir http://antinkuntinisler.blogspot.com/ ilişkindir.

4 Aralık 2011 Pazar

ABANT A DOKUNUŞ



Güzel bir gün çaldık yaşamdan
hafta sonu günübirlik bir doğa
gezisinden söz ediyorum.Yarım yamalak
kar yağışı almış bir doğa buldum karşımda
hani yarı çıplak yakalanmış bir insan nasıl
tuhaf hisseder kendini aynen öyleydi duruşu..
Ama bir o kadar da sakin korunmasız..
Çamların üzeri yarı karla kaplıydı..Makyajı
tamamlanmamış kadın gibi..yakalanıvermiş 
zamansız.
Ama o kadar doğal ve ıssızdı ki..grubumuzun
 cıvıl cıvıl enerjisi bozdu sakinliğini, duruluğunu..


Hiç sakınmadık paylaştık sakinliğini,huzurunu
mutluluğumuzla,neşemizle..güzel bir gün çaldık 
zamandan..
PS:Fotolarını ilk fırsatta koyacağım.Hepinize güzel bir pazar diliyorum Blogcanlarım..:)


2 Aralık 2011 Cuma

DOĞA-AŞK




Yabanıl ot kokuları
getiriyor bir rüzgar
kıpırdatıyor otları.


Belki sonbahar
vurgun yapamayacak
yol vermeyecek sular.


Ve neşeli bir ıslık 
tutturmuş doğa
nice acıya karşılık.


Aşkı savunmada DOĞA...


29 Kasım 2011 Salı

AMSTERDAM l

volendam
Kuzeyin Viyanası tanımına uyan,Avrupa'nın en 
ilginç şehri Amsterdam dayız.Amstel nehiri şehri
ikiye bölüyor.Hollanda'nın kültürel ve ekonomik
yönden en büyük şehri.Şehrin 17.yy dan kalma
yapılarıyla,Avrupa'nın tarihsel dokusu eski olan
turistik şehirleriden.DAM meydanı ve ay şeklinde
oluşturulmuş kanallarda karavan ve bot şeklinde 
evler bulunuyor




















Amsterdam' da en çok ilgi çeken kanal turları. 17yy.
da kentin genişlemesiyle birlikte  yapılan Herengracht,
Kizergracht ve Prinsengracht  adlarında 3 ana kanal
üzerinde turlar yaklaşık 90 dakika sürüyor.








İçinde Müzeler barındıran şehirlerin başını çeker.
Rijksmuseum(Devlet Müzesi),tam 7 milyon yapıtın
yer aldığı müzede yağlı boya tablo sayısı 5 bini
aşmakta.Van Gogh Müzesi ise yakın çağın eserleri
ile donanmış.Stedijk Müzesi ise modern klasikler
ağırlıklı.Picasso,Monet,Kardisky nin eserleri ser-
gilenmekte.Gelelim Amsterdam' ın Seks Müzesine.
Santral istasyona yakın olan müzede Mata Hari' nin
müstehcen fotoları ile idam fermanı ve Almanya' da
casusluk yaptığı döneme ilişkin bazı mektupları yer
alıyor.

26 Kasım 2011 Cumartesi

GÖLGEMİZ VE BİZ


Gölgelerimizden öğreniriz
Hayatın bizi köşeye sıkıştırdığı ve zorladığı anlarda 
gölgelerimizle karşılaşırız. Işık varsa, gölge de vardır. Kendimizden ne kadar eminsek, gölgemiz de o kadar karanlık olur. Gölge, bizde eksik olan, tamamlanmak ve anlaşılmak isteyen yanlarımızdır. Küçük yaşlardan itibaren, doğal olarak farkında bile olmadan kendimizi kendimize tanımlarız. Çevremizin etkisi, aile hayatımız, kardeşlerimiz, tüm yakınlar kendi kendimizi tanımlamamıza aracı olurlar.Kuşkusuz kendimizde bulduğumuz ve rahatlıkla kullandığımız yönleri öne çıkarırken, bu özelliklerin tersi gibi görülen yönleri, aslında yönlerimizi adeta kötü bir düşman, bir zayıflık ve gölge gibi düşünürüz. Ancak ne zaman kendi varsayımlarımızın ve kişiliğimizin etkisiz olduğunu görürüz, bu zor zamanlarda bocalasak da, aslında gölgelerimizden çok şey öğrenebileceğimizi farkederiz. Kendimize düşman bellediklerimizi kabul ettiğimiz ve anlayabildiğimiz ölçüde olgunlaşırız
.(alıntı)



ps;  gölgemizden korkmadığımız günler diliyorum .

21 Kasım 2011 Pazartesi

HER ŞEYDEN BİRAZ KALIR





‎"Herşeyden biraz kalır" diyordu hayat.
Kavanozda biraz kahve,
Kutuda bir kaç sigara, insanda biraz acı.

Turgut Uyar

17 Kasım 2011 Perşembe

PARİS -EURO DİSNEYLAND


PARİS in güzelliklerinden biraz daha geçmek
istedim.EURO DİSNEY, Avrupa'nın en büyük eğlence merkezlerinden biri olduğunu biliyorsunuz.Bu kısma 
Frontierland deniliyor Maden trenine binip,köprülerden 
geçerek Karayip Korsanlarını izleyebiliyorsunuz.Korku tünelleri,film gösterileri, canlı şovlar Disney karakterleri 
gezimize renk kattı.Eğlence ve kahkahanın doruklarını yaşadık.Tüm atraksiyonlar giriş ücretinin
içinde


Arc de Triomphe(Zafer Takı)
1.Dünya savaşında yaşamını yitirmiş askerlerin anısına yapılmış




Eğlence merkezinde toplam 50 restaruant,çok sayıda 
sinema bulunmakta.Tüm gün eğlenen turistleri gece 
23.00 te kapanış için hazırlanan  görsel canlı şovlarla 
oluşturulmuş veda töreni ile uğurluyorlar.Yapılan 
tören adeta peri masalları gösterisi tadında gerçekleşiyor.
Her yaşta insanı yüreğinden kavrıyor.
Görülen geçit töreninde müthiş , özenli çalışma 
olduğunu gözlemliyorsunuz.

Sacre Coeur(Kutsal Kalp)
Paris' in Montmarte tepesinde bulunan Kutsanmış
kalp kilisesi nin yapımına 1875 te başlanmış,1914
yılında tamamlanmıştır.Mimari yapısıyla camiye çok benzemektedir.Mimarının müslüman olduğu söylenir.
Kare şeklindeki çanı tam 18 ton ağırlığında imiş.
içi harika tablolar ve vitraylarla donatılmış.
ressamlar tepesi ile arası yaklaşık 500-800 m. kadar 

Bazilikanın inşaasına önce fransız mimar Paul Abaide
başlamış,1884 de o ölünce sırasıyla Pierre Gerome,Honore
Damuet,Charles Laisne,Henri Pierre ve son olarak ta
Lucien Magne mimar olarak getirilmişler.




Euro Disney den bir başka eğlence yeri.

Bu bölüm daha çok ufak yaştakilerin eğlenebileceği
çok renkli ve sevimli oyuncak karakterlerinin ve dünyadaki
tüm kültürlerin  bebekleri ve yerel kostümleri ile donatılmış
büyüklerin bile ilgisini rahatlıkla çekiyor.